• Pozitif Beslenme Anları Yaratın

    Çocukluk çağı, fiziksel ve zihinsel gelişimin hızla gerçekleştiği bir dönem olarak ön plana çıkmakla birlikte yetişkinlikte de "alışkanlık" diye anacağımız beslenme şeklimizin de oluşmaya başladığı kıymetli zamanlardır. Çocuklarımızın örnek aldığı biz annelere; evin beslenme uzmanları olarak bu kıymetli dönemi iyi değerlendirmek için çok iş düştüğü bir gerçek.

    Yemek yemek olumsuz duygular ile pekiştirildiğinde duygusal açlığımızı fiziksel açlığımız ile karıştırdığımız çok olmuştur. Çocuklarımız için yemek alanımızı paylaşımların olduğu, eğlendiğimiz, biraraya geldiğimiz bir ortam olarak sunmamız gerekiyor. Soframızı renklendirerek, farklı sunumlar yaratarak, en önemlisi soframıza huzur koyarak önemli farklar yaratabiliriz. Sofrada konuşmaktan çekinmeyin; gününüzün nasıl geçtiğini anlatın, onunkini sorun. En çok da yemekle ilgili konuşun. Yemeğinizin içinde neler var, az yağlı olsun diye ne yaptınız, salatayı bugün nasıl tadlandırdınız, siz neden tam tahıl ekmeği tercih ettiniz, onun kahvaltıda süt içmesinin neden önemli olduğunu anlatın;  uygularken öğrenmek onun için en etkili sistem olacaktır. Kahvaltı savaşları yapmak yerine vitamin, mineral ve tam tahıl içeren kahvaltılık gevrekleri besleyici bir alternatif olarak deneyin. Ara öğünlerini siz hazırlıyorsanız küçük notları da bu sevgi ile hazırlanmış paketlerin içerisine yerleştirin. Kendi beslenme tercihlerini yaparken yaşına uygun; besleyici ve sağlıklı tercihler yapması için onu cesaretlendirin. 

    Peki ya sebzeler... Yemekte sebzelerini tüketmeyen, yemek seçen çocuklarımızın aslında bizlerin yansıması olduğunu söylesek... "Yine mi kapuska!" ifadesi daha yemeği tadmadan, çocuğumuzun bu yemeğe karşı direnç göstermesine neden olabilir. Ona yeni bir sebze sunarken az miktarda ve severek yediği tamamlayıcı bir besinin yanında sunun. Az miktarda pırasayı o çok sevdiği makarnanın yanında görünce daha ılımlı karşılayacaktır. Ayrıca pırasanızı tat olarak onun sevdiği bir başka sebze yemeğine benzer baharatlarla hazırlamaya çalışın.  Az miktarda dahi yemesinin daha sonra bu besinleri tüketirken alışkanlık hissi yaratacağını unutmayın. Bilimadamlarının yaptığı çalışmaya göre mutfakta ebeveynleri ile birlikte yemek hazırlayan çocukların daha fazla sebze yediğini biliyor muydunuz? Mutfakta size katılmasına izin verin, hatta onu cesaretlendirin. Artık ne yazık ki çocuklarımız sebzeleri tanımıyor. Alışverişte sevdiği bir sebzeyi seçme ve hatta tartma, kasaya götürme işini ona verin. Bir sonra ki mutfak alışverişinizde hiç tanımadığı bir sebzeyi de bu listeye ekleyin. 

    Çocuklarımıza sunduğumuz besleyici öğünler kadar o canlı zihinlerine sunduğumuz her bilgi de değerli. Öğünlerinde ona çeşitli besinler sunmaya özen gösterin ve sevdiği şekilde yemesine,içmesine izin verirken porsiyonlarını kontrol edebileceğini öğretin. Sağlıklı ve dengeli bir beslenmede her besine yer vardır: Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve beslenme konusunda yaratacağınız pozitif anlar ona verebileceğiniz en değerli hediye olabilir.

  • Çocuklara Yemek Yerken Televizyon İzlettirmek Doğru mu?

    Yemek yerken televizyon izlemek, hem çocuklar hem büyükler için günlük yaşamın doğal bir parçası gibidir. Çocuklarımızı sabah kahvaltısında ya da okuldan döndükten sonra bir çizgi film eşliğinde yemek yemeye yönlendirmek ya da en azından bunu talep ettiklerinden izin vermek çoğumuza zararsız gözükür. Oysaki televizyonla yemek yemenin alışkanlık haline gelmesi çocuk beslenmesi ve gelişimi için pek çok sakıncalar doğurur.

    Yemek Yerken Televizyon İzlemenin Sakıncaları Nelerdir?

    • En temelinde yemek vakti gün boyunca birbirini iş, okul gibi sebeplerle çok da göremeyen aile bireylerinin sohbet etme, aralarındaki bağı derinleştirme, aile değerlerini, günlük olayları paylaşma vaktidir. Yemek televizyon karşısında yendiğindeyse bunların neredeyse hiçbiri mümkün değildir.

    • Yemek yerken televizyon izlemenin bir diğer sakıncası çocuğun açlık-tokluk duygusuna dair farkındalığını yitirmesidir. Doğal süreçte yemek yerken karnımız doydukça bedenimiz beslenmeyi durdurmamız gerektiğini bildiren sinyaller verir. Ancak televizyon açık olduğunda bir sürü görsel ve işitsel uyarıcı arasında bedenimizin beynimize gönderdiği açlık-tokluk sinyallerini ayırt etmemiz mümkün olmaz. Çoğu çocuk televizyon karşısında yemek yerken gereğinden fazla ya da gereğinden az yer hale gelir. 

    • Pek çok araştırmaya göre yemek yerken televizyon izlemenin en yaygın sonuçlarından biri obezite eğilimidir. Özellikle günde 1,5 saatten fazla televizyon izleyen çocukların, ana ve ara öğünlerinin büyük kısmını televizyon karşısında yaptığı bilinmektedir ve bu grupta, yemek sırasında televizyon izlemeyen çocuklara oranla obezite ihtimalinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Televizyon karşısında yemek yemenin obeziteyi tetiklemesinin sebeplerinden biri önceden de bahsettiğimiz çocuğun açlık-tokluk duygusunu takip etmeyi öğrenememesi ve bedensel sinyallere duyarsızlaşmasıdır. Diğer bir sebep de televizyon karşısında fazla vakit geçirmenin yarattığı hareketsizlik ve fiziksel aktivite azlığıdır.  Çocuklarımızı obezite gibi ciddi beslenme sorunlarından uzak tutmak istiyorsak yemek sırasında televizyon izlemesine fırsat vermememiz oldukça önemli gözükmektedir.

    Elbette ki televizyon günlük yaşamımızın bu derece merkezinde yer alırken,  çocuklarımız için yemek ve televizyon ilişkisini kırmak kolay değildir. Ancak sağlık açısından sakıncaları göz önüne alındığında ve televizyonsuz yemek yemenin ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendiren yanı düşünüldüğünde ebeveynlerin "Yemek sırasında televizyon yok" kuralını evlerinde uygulamaya çalışacaklarına gönülden inanıyoruz.

    Sinem Olcay Kademoğlu
    Uzman Psikolog
    (Aile ve Çocuk Gelişimi)