• Tam tahıllı besin aldığınızdan nasıl emin olursunuz?

    Tam tahıllar lif içeriği ile sindirim sistemimizi düzenlerken rafine edilmiş türevlerine göre daha zengin vitamin ve mineral içerikleri ile her yaş grubu için önemli bir besin kaynağı. Araştırmalar Türk halkının %71'inin düzenli tam tahıl tüketmediğini gösterirken uzmanlar tam tahıl tüketimini arttırmayı öneriyor.  Tam tahıllı ekmek, tam tahıllı kahvaltılık gevrekler, bulgur, yabani pirinç, karabuğday vb. seçenekleri tercih ederek  tam tahıl ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Günde en az 3 porsiyon tam tahıl ile diyabet ve kalp-damar hastalıkları ve hatta bazı kanser türlerine karşı kendinizi ve sevdiklerinizi koruyabilir; kilo kontrolü sağlayabilirsiniz.

    Peki alışveriş yaparken satın almak istediğimiz ürünün tam tahıl içerip içermediğini nasıl bilebiliriz?

    Tam tahıllı besinler, tahıl tanesinin kepek kısmını da içerdiği için rengi rafine edilmiş türevine göre koyudur. Ancak rengine göre tam tahıllı ürün seçmek sandığınız kadar güvenilir olmayabilir. Bazı ürünlerde renk verme amacı ile katkılar kullanılabilir. Dolayısı rengine bakmak pratik bir yöntem gibi görünse de her zaman işe yaramayabilir. Unutmayın ambalaj üstünde çok tahıllı ya da organik yazması da tam tahıllı olduğu anlamına gelmez. Tam tahıl tanesinin 3 parçası olan kepek, nişasta ve öz ksıımlarını içeren bir besin aldığınızdan emin olmanın yollarından biri etiket üzerinde "tam tahıllı", "tam buğday", "tam çavdar" gibi bir ifade aramaktır. Buna ek olarak satın alacağımız ürünün besin etiketini dikkatli okumalıyız. İçindekiler kısmında ürünümüzün içeriği ağırlıkça çok olandan az olana doğru gidecektir.  Dolayısı ile ilk sıralarda "tam tahıl"a rastlamanız gerekir. Bulgur, mısır, tam buğday, çavdar tam tahıllardandır. Bu içeriklerin yanında yüzde değerleri de yer alabilir.

    Siz de bu önerileri takip ederek ailenize, ihtiyacınıza uygun tam tahılı sunabilir; daha sağlıklı beslenebilirsiniz. Tam tahıllarla, tam beslenmek varken neden daha azıyla yetinesiniz ki?

  • Çocuklar Ders Çalışmayı Nasıl Öğrenir?

    Ödev yapma bilincinin temeli evde atılıyor. Uzmanlar, günlük hayata dair sorumluluklarını yerine getiren, odasını toplayan ve kendi başına giyinen çocukların ders çalışma ve ödev sorumluluğunu daha kolay yerine getirdiğini söylüyor.

    "Yaşına Uygun Sorumluluklar Verin"

    Başarılı bir okul hayatının ve ödev sorumluluğunun temelleri önce evde atılıyor. Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi'nden Uzman Psikolojik Danışman Nur Karaman, çocuğu bu yıl okula başlayan ya da halen ilkokul seviyesinde eğitim gören aileler için önerilerde bulunurken özellikle bu konuya işaret ediyor. İşte Nur Karaman'ın dikkat çektiği noktalar:

    - Çocuğun ders çalışma davranışı, özkontrol, sorumluluk ve motivasyonla kendiliğinden oluşur. Ders çalışmayı sağlayan bu beceriler ve istek ise yaşamın ilk yıllarından başlayarak uzun yıllar içerisinde gelişir.

    - Ev ortamında net kurallarla büyüyen, merak ettikleri konusunda cevap alabilen ve merakı pekiştirilen, yaşına uygun konularda görevlendirilen ve bunları yerine getiren çocukların, okul ortamına daha kolay uyum sağlayabildiğini gözlemleyebiliyoruz. Yemekten önce dondurma yemek isteyen çocuk, yemekten önce dondurma yiyemeyeceği konusunda bilgilendirildiği zaman, hayal kırıklığıyla baş etmeyi, isteklerini bir süreliğine ertelemeyi öğreniyor. Okul ortamında çocuğun arkadaşıyla konuşmak için teneffüsü bekleyebilmesi de, ev ortamında oyun oynamak veya televizyon izleyebilmek için önce ödevlerini bitirmesi de benzer bir beceriyi gerektirir.

    - Yaşamın ilk yıllarından itibaren gelişimlerine uygun olarak kendi yemeğini yemesine, kıyafetlerini giymesine, basit ev işlerinde yardımcı olmasına izin verilen çocuklar, okul başladığı zaman ders çalışma sorumluluğunu daha rahat yerine getirebiliyor.

    - Ders çalışmak bazı çocukların içinden gelir, bazı çocukların ise bunun için motive edilmesi gerekir. Önemli olan çocuklarda merak uyandırılması ve çalışmaya hevesli hale getirilmesi. Dolayısıyla çocukların meraklı dönemlerinde, kendilerine ve çevreye zarar vermeyecekleri şekilde merak ettiklerinin peşinden gitmesine izin verilerek, ne kadar bunaltıcı olsa da merak ettikleri her şeyi cevaplayarak, meraklarının sürmesi sağlanabilir.

    - Ders çalışma alışkanlığı gelişmemiş çocuklar için yapılabilecekler yaşlarına ve gelişim dönemlerine göre farklılaşır. Ders çalışabilecekleri ortam yeniden gözden geçirilebilir ve ders çalışmak için ihtiyacı olabilecekler dışındaki malzemeler kaldırılarak ortam yeniden düzenlenebilir. Çocuk çalışırken, evde onun da katılmaktan çok hoşlanacağı etkinliklerin yapılmaması, çocuğun odaklanmasını ve dikkatini sürdürmesini kolaylaştırır.

    "Hayatınızı Sınava Göre Ayarlamayın"

    İz Koçluk'tan Eğitim ve Öğrenci Koçu Elgiz Henden, anne babaların öncelikle çocuğa ödevin ne anlama geldiğini anlatması gerektiğini söylüyor. Zira öğrenciler ödevi genellikle "yük" olarak görüyor. Henden, ödevin okulda öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi olduğunu ve nedenle büyük önem taşıdığını belirterek, "Anne baların en çok dikkat etmesi gereken şey çocukların öğrenme biçimlerine uygun biçimde ödevlerini yapıp yapmadıklarıdır. Bunun için de öncelikle anne babalar çocuklarının öğrenme biçimlerinin ne olduğu ve bu öğrenme biçimlerini nasıl destekleyecekleri konusunda öğretmenden bilgi almalı" önerisinde bulunuyor. Çabucak bitirilmesi için bazen ebeveynlerin çocukların yerine ödev yaptığını hatırlatan Henden, özellikle sınav dönemine dair önerilerini ve uyarılarını şöyle sıralıyor:

    - Anne babalar çocukların hata yapmasına izin vermeli. Çünkü bu onların için bir öğrenme fırsatıdır. Ödevlerde nerenin yanlış olduğunu anne babanın söylemesi çocuğun bir öğrenme fırsatını engellemesidir ki, hiçbir anne baba bu öğrenme fırsatını çocuğundan almak istemez.

    - Ödevlerin sadece kontrol edilmesi noktasında da anne babalar geride durmalı. Öğrencilerin ödevlerini anne babalar değil öğretmenler kontrol etmeli. Sınava görecek olan öğrencilerde ana babaların dikkat etmesi gereken bir diğer nokta sınav yılında tüm yaşamı çocuğun programına göre ayarlamamaları. Zira, aile yaşantısı sınava göre düzenlendiğinde, bu durum çocuklara daha fazla bir sorumluluk yüklemeye başlıyor. Sınav konusunda yeterince baskı altında olan ve ailelerine kendilerini borçlu hisseden çocuklar bu yükün altında daha da fazla eziliyor. Aileler normal yaşamalarını sürdürmeli ancak çocuğun sınava hazırlanırken yaşadığı güçlüğü anladıklarını onlara gösterebilirler.