• Merhaba Sevgili Anneler,

    Sizler ki zaman yönetimi konusunda birer uzmansınız, peki kilo yönetimi konusunda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Çocuklarımızın beslenmesine gösterdiğimiz özeni sizce kendi beslenme tarzımıza da yasıtabiliyor muyuz? Haydi bugün harekete geçelim, işte size bir kaç küçük ama etkili öneri;

    -Kahvaltı sadece çocuklarımız için değil, bizler için de en önemli öğün. Uyandığınızda vücudumuza güne başlaması için gerekli enerjiyi vermek, 6-8 saat süren uyku hali sonrası aç kalan vücudu canlandırmak için kahvaltıyı atlamayın! Üstelik kahvaltı yapmanın sizi gün içerisindeki gereksiz atıştırmalardan kurtardığı da kanıtlandı. Böylece günü daha az kalori ile kapatabilirsiniz.

    -Tahıllarınızı zenginleştirin. Tam tahıllı seçenekler, rafine tahıllara göre vitamin ve minerallerden daha zengindir. Dahası lif içerikleri ile hem iştah kontrolünde hem de sindirim sisteminizin düzenlenmesine yardım eder. Peki neler tam tahıllı, neler değil? Her koyu renkli ekmek tam tahıllı değildir. Etiketlerini okuyarak tam tahıllı mı, sadece kepek mi eklenmiş yoksa çok tahıllı mı görebilirsiniz. Tam tahıllı unlarla siz de kendi tariflerinizi oluşturabilir, tam tahıllı işareti bulunan kahvaltılık gevrekler ya da bulgur tercih edebilirsiniz.

    -Yeteri kadar su içiyor musunuz? Susamayı beklemeden su içmeye özen gösterin. Susadığımızda %1 oranında suyu zaten kaybetmişsiniz demektir. Kendinize bir plan oluşturun ve günde 8 bardak su içtiğinizden emin olun.  Eğer su içmekte zorlanıyorsanız günlük içeceğiniz miktarı bir matara ya da şişede yanınızda taşıyabilir; içine nane, çilek ,elma ya da  limon dilimleri ekleyerek  tatlandırabilirsiniz. Bir müddet sonra günde 8 bardak su içmeyi alışkanlık olarak devam ettirebildiğinizi göreceksiniz.

    -Ara öğünler planlayın. Kendi düzeninize ve günlük planınıza göre ara öğünleriniz olsun. Örneğin en azından 1 adet meyve sürekli çantanızda olsun ve nerede olursanız olun ikindi saatinde meyvenizi yemiş olun. Kuru meyve veya kuru yemiş de tercih edebilirsiniz, ancak pratik bir ölçü olarak bir avuçtan fazla yemediğinizden emin olun.

    -Siz sütünüzü içtiniz mi? Çocuklarımıza kazandırmak istediğimi bu alışkanlığı biz sürdürebiliyor muyuz? Kuzunuzun süt saatlerinde ona eşlik edin. Süt hem kemik sağlığı için hem de 120'den fazla besin öğesini 1 bardak buluşturduğu için bizlere de faydalı. Eğer süt içtiğinizde rahatsızlık hissediyorsanız bir kase yoğurt tercih edip, az bir miktar süt içebilirsiniz . Her gün azar azar süt miktarını arttırırsanız şikayetlerinizde yavaş yavaş azalabilir. Çocuklarınıza sütü sevdirmek için içerisine onlara özel hazırlanmış vitamin ve mineralli kakao tozu katabilirsiniz. Böylece süt içmeye ara vermeyen çocuklarınızın gelecekte sütü sindirememekten kaynaklanan rahatsızlıklar yaşama riskini de azaltmış olursunuz.

    -Hareket, hareket, hareket... Gün içerisinde çok hareketliyiz, çok da yoruluyoruz ancak sandığımız kadar aktif olamıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı ve aktif bir yaşam için günde 10.000 adım öneriyor ve haftada 3 kere yürüyüş gibi bir kardiyo egzersiz yapılmasının önemini vurguluyor. Peki Türkiye'de bu aktif yaşam tarzının sadece %3'ümüz tarafından benimsenebildiğini biliyor muydunuz?  Haydi o zaman açık havada yapılan bir yürüyüş tercih ederek hem fazla yağları yakın, hem de D vitamini ihtiyacınızı karşılayın. Eğer çocuğunuzun okulu yürüme mesafesindeyse onu okula götürüp getirmek ve eve dönerken de evin yolunu 1 saat kadar uzatacak bir rota çizmek yağlarınızın erimesine ve sağlıklı kilo vermenize yardımcı olacak. En etkin sonuç için 45 dakikadan önce ara vermeyin.

    Anneler, anne olmak fit olmanıza engel değil. Fazla kilolarınızdan şikayetçiyseniz bu durumu kaderim diye kabullenmeyin ve hemen bugün harekete geçin.

  • Ekolojik yaşam için pratik öneriler

    Evinizi temizlerken hem doğayı korumanız hem de masraflarınızı yarıya indirmeniz mümkün. Ekolojik Yaşam Rehberi adlı kitapta yer verilen basit ama etkili önlemler, bu konuda en büyük yardımcınız olacak.

    Yıllardır biriken çevre kirliği, artan nüfus ve sınırsız tüketim alışkanlıkları doğanın dengesini bozuyor. Küresel iklim değişikliği kritik noktaya ulaştı ve çözüm bizim elimizde. Hepimizin kolları sıvamazamanı geldi. "Dünyayı ben mi kurtaracağım?" diye düşünmeyin. Siz de bu konuda fark yaratabilirsiniz. Hem sağlıklı bir çevrede yaşamak hem de dünyayı çocuklarımıza temiz bırakmak için harekete geçmeliyiz. Çevre sorunlarına neden olan etkenleri azaltmaya öncelikle evimizden başlayabiliriz. Temizlikte doğal ve çevre dostu ürünler kullanarak harikalar yaratabilirsiniz. Çevre dostu ürünlerin normalden daha pahalı olduğu düşünülür, bazen bu doğrudur. Ama genellikleyapacağınız ufak tefek, kolay uygulanabilir değişikliklerle temizliği daha ucuza getirebilirsiniz. Selen Özarslan Aktar'ın Yeni İnsan Yayınevi'nden çıkan Ekolojik Yaşam Rehberi kitabında önemli ipuçları veriliyor. İşte herkesin işine yarayacak tavsiyeler…

    Anneanne usullerine geri dönüş

    Arapsabunu oldukça ucuz bir üründür. Özellikle kokusuz olanları çok etkili bir temizlik için yeterlidir. Her yüzeye farklı bir temizlik ürünü kullanma fikri tamamen bir pazarlama stratejisidir. Anneannelerimizden bildiğimiz arapsabunu her yüzeyin temizliği için yeterlidir ve çevreye de zararı oldukça azdır. Özellikle evde kedi, köpek gibi evcil hayvanınız varsa arapsabunu kullanmanın faydasınıdaha fazla göreceksiniz.

    Temizlikte kabartma tozu devrimi

    Hepimizin pasta yapımından bildiği kabartma tozu, temizlikte de kullanılabiliyor. Kabartma tozu asidi etkisizleştirme etkisine sahip. Bu nedenle parlak yüzeyleri çizmeden temizler, tesisatları açar. Bulaşıklarda ya da mutfak yüzeylerindeki yağ kalıntılarının da kolayca temizlenmesini sağlar. Kötü kokulara da kabartma tozuyla savaş açabilirsiniz. Buzdolabında, halılarda kullanarak fark yaratabilirsiniz. Şarap lekesi gibi inatçılar bile bu yöntemle tekstillerden kolayca çıkarılabilir. Ayrıca metal yüzeyleri, örneğin krom ve gümüş eşyalarınızı çok güzel parlatabilirsiniz.

    Elma sirkesini nasıl bilirsiniz?


    Buzdolabımızda bulunan elma sirkesi, birçok derdimize çözüm bulabilir. Meyve, sebze, yeşillik yıkadığınız suya çok az katarak hem o küçük böceklerden hem de mikroplardan kurtulabilirsiniz. Ayrıca çaydanlık ve tencereleri temizlemek için çok iyi bir yöntemdir. Elma sirkesi çok iyi bir kireç çözücüdür ve lekeleri de çok iyi çıkarır. Fincanlardaki çay lekelerini, rengini ağartmayacaksakıyafetlerinizdeki başka lekeleri de elma sirkesiyle yok edebilirsiniz.

    Koku gidericilere son


    Hem pahalı hem de zarar veren koku gidericileri almak şart değil… Limon suyu koku gidermede tam bir ustadır. Bulaşıklardaki en kötü balık kokusunu bile limon suyuyla çıkarabilecekken o koku gidericilerden satın almak mantıksız. Bir de limon suyuyla kabartma tozunu karıştırırsanız mükemmelbir lavabo açıcı elde etmiş olursunuz. Ciğerler için zararlı olan lavabo açıcılarına ihtiyaç duymadan tıkanan tesisat borularını açabilirsiniz.

    Geri dönüşüm


    Sanayi atıkları kadar ev atıkları da çevreyi kirleten etkenlerden biridir. Geri dönüşüm alışkanlığına sahip olmak, düşünüldüğü kadar zor değil ve doğamızı iyileştirmek için çok önemli bir adım. Evimiz gibi dünyamızı da temiz tutmak için camları, teneke kutuları, plastik şişeleri, pilleri, karton ve kağıtlarıçöplerden farklı yerlere atmalıyız. Bu atıkları marketlerdeki ya da belediyelerin ana caddelerindebulunan geri dönüşüm kutularına atabilirsiniz. Doğaya dökülen ev artıklarını azaltırken endüstriyel üretim için harcanan enerjiyi de görece azaltmış oluruz.

    İstanbul'un organik pazarları


    Doğal yaşam için organik ürünler çok önemlidir. Bu konuda talep arttıkça özellikle İstanbul'da çok sayıda organik pazar kurulmaya başlandı. Sertifikalı ürünlerin satıldığı pazarlarda her çeşit ürünü bulmak mümkün… Meyve sebzeden temizlik malzemesine, baklagillerden kıyafete her türlü ürünügönül rahatlığıyla alabilirisiniz. İstanbul'da açılan organik pazarlar ise Kadıköy, Maltepe, Zeytinburnu, Şişli, Bakırköy, Beylikdüzü ve Kartal ilçelerinde kuruluyor. Ayrıntılı bilgi edinmek için www.ekolojikureticiler.org, www.bugday.org sitelerine bakabilirsiniz.

  • Okul Telaşı

    Yeni ders yılının ilk zilinin çalmasına sayılı günler var. Öğrencileri tatlı bir heyecan aileleri de çocuklarına okul alışverişi yapmak için bir telaş aldı. Okul giysileri ve malzemeleri satan mağaza ve kırtasiyelerin vitrinleri çoktan hareketlendi. Yeni çizgi film kahramanlarının süslediği, okul çantasından mataraya, defterden kaleme, cetvelden kalemliğe kadar o kadar çok çeşit, renk ve modelde ürün var ki, hangisini alacağınıza karar vermekte zorlanabilirsiniz. 
    İşte bu dönemde çocuklar hangi süslü kırtasiye malzemesi veya çantayı alacağı konusunda karar vermeye çalışırken, aileler de çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda çeşitli ikilemler yaşayabilirler. Bu dönemi anne babalar ve çocuklar arasında huzursuzluğa yol açmadan eğlenceli ve eğitici bir şekilde atlatabilmek için anne babaların birkaç önemli noktaya dikkat etmeleri ve önceden bir plan yapmaları gerekir.

    Okul alışverişi sırasında anne-babaların dikkat etmesi gereken noktalar

    1. Çocuğunuzun nelere ihtiyacı olduğunu belirleyin ve bir liste yapın.

    2. Bu listeyi oluştururken çocuğunuza da neler istediği hakkında fikrini sorun ve almak istedikleri öncelikli ürünler konusunda karar vermesine yardımcı olun.

    3. Çocuğunuzun temel ihtiyaçları dışındaki süslü, renkli ve çeşitli çizgi film karakterleriyle bezenmiş ürünlere yönelmek istemesi çok doğaldır. Bu konuda ne çok kısıtlayıcı ne de çok tavizkar olun. Alışverişe çıkmadan önce çocuğunuza bu tip ürünlerden kaç tane alabileceğini net bir şekilde anlatın ama hangilerini alacağına kendisinin karar vermesine izin verin.

    4. Bu tip ürünler çok dayanıklı olmayabilir ama sadece ev ödevi yapılırken kullanılan bir kalem çocuğunuzun motivasyonunu artttıran bir ödül olabilir.

    5. Çocuğunuz birlikte hazırladığınız listede olmayan bir ürünü alma konusunda ısrar ediyorsa, bu konuda taviz vermeyin.

    6. Alışveriş için çok fazla zaman harcamayın, alışverişte harcanan zaman arttıkça çocukların görüp almak istedikleri ürünler de artacaktır.

    7. Çocuğunuza bir iyilik yapın: her istediğini almayın. Her istediği şeye sahip olan çocuk bunun herzaman böyle olacağına dair bir beklenti geliştirir ve bu da kendisini bekleyen hayatla başa çıkma konusunda çocuğunuzu hazırlıksız kılar.

    8. Her istediğini elde eden çocuk, işlerin istendiği zaman ve kolaylıkla çözümlenebileceğine dair gerçekçi olmayan bir fikre kapılır. Bu fikir de, ben merkezli bir hayat görüşü edinmesine ve ilerde kuracağı kişiler arası ilişkilerde problem yaşamasına yol açabilir.

    9. Eğer çocuğunuz birlikte hazırladığınız listede olmayan bir ürünü alma konusunda çok ısrarcı davranıyorsa, onunla bir anlaşma yapın. Çocuğunuza evde sadece ona ait olan bir sorumluluk verin, ve yapılıp yapılmadığını düzenli olarak takip edin. Belirlenen süre içerisinde çocuğunuz sorumluluğunu düzenli olarak yerine getirirse, bir amaca ulaşmak adına plan yaptığı ve çaba sarfettiğini belirterek onu taktir edin ve istediği ürünü alın. Böylece çocuğunuz elde etmek istediği şeyler adına çaba sarfetmesi gerektiğini öğrenecek ve elde ettiği ödül, kolayca kendisine sunulan ödülden daha değerli olacaktır.

    Özellikle ilkokula başlayan çocuklar, sahip olma kavramının tam olarak oturmadığı bu yaşlarda, arkadaşına ait bir silgi veya kalemi beğenerek alıp eve getirebilirler. Böyle durumlarda anne-babalar çok net bir tutum sergilemeli, eve gelen eşyanın arkadaşına ait olduğunu, onu alamayacağını ve hemen ertesi gün okula götürerek arkadaşına geri vermesi gerektiğini açıklamalı ve bunun takibini yapmalılar.

    Aynı tutumu çocukları bazı eşyaları olmadan eve geldiğinde de göstermeliler. Çocuklarına eşyalarına sahip olmalarını, hiçbir arkadaşının eşyasını alamayacağı gibi kendi eşyalarını da arkadaşlarına hediye etmemesi gerektiğini anlatmalı ve arkadaşına hediye etmek istediği bir şey varsa bunu doğumgünlerinde yapabileceğini ifade etmeliler. Hediye alma ve verme işini sadece doğumgünleriyle sınırlamak, bu konuda çocukların kafalarında oluşabilecek yanlış bir tutumu da engeller.

    İçinde yaşadığımız dünyanın gizemini doğuştan gelen bir hayret hissiyle keşfeden çocuklarımız için en çok sosyalleştikleri yer olan okulda da sizin rehberliğinizin önemli olduğunu unutmayın.